July 21, 2012

Kurcalama Abidin

Yemek masasında otururken önümdeki manzaraya bakıyorum:
Tabaklarda somon balığı, balığın üzerinde Sevgili'nin deneysel çalışmalarından biri olan yaban mersini-çilek-tamarin sosu, bol limonlu bamya, ve pilav. Küçük kadehlerde sake. Bir kaç gün önce Sharon'ın bize yemeğe gelirken getirdiği pembe güller. Uzun beyaz mumlar.
Ve Sevgili'nin oturuyor modundaki kendisi.

Al sana mutluluğun resmi! (demiş, Abidin)

İnternet çağının sosyal mutasyona uğrattığı neslin tipik bir elemanı olarak aklıma gereğinden fazla sayıda fikir geliyor:
A) Yemek yemek
B) "Şimdi böyle sofra bulamayan çoktur. Ne şanslıyım!" derken, gurur mu yoksa şükran mı kaynağı belli olmayan bir memnuniyet hissi
C) Sofranın kuşbakışı resmini çekip Facebook'a koymak
D) Aklında sadece A şıkkı olan Sevgili'ye "Dur! Önce benim sofrayla bir resmimi çek!" demek
E) Hem bu sofrada oturup, hem de C ve D şıklarını tercih etmemekle kendimi sosyal medya gurmelerinden üstün görmek

Soru (İçimden): Yukarıdakilerden acaba hangisi ilk önce aklıma gelmiştir?
Ruhsal sağlığımın ne kadar yerinde olduğu bu sorunun yanıtına bağlı olabilir mi?

"İnsanlar neden yemek tabaklarının fotoğraflarını çekip internete koyuyorlar?" diye soruyorum Sevgili'ye. Amacım, insan davranış bilimi üzerine çok zehir bir tartışma ortamı yaratmak.
"Mutlu olduklarını göstermeyi sevdikleri için." diyor.

Mutluluk paylaşıldıkça artar klişesi aklıma geliyor. Hadi yemeğini paylaşırsın. Resimleri paylaşmak neden?

"Bazıları için mutluluk, bu masada oturmak değil, ne kadar mutlu olduğunu göstermek."
"Gösterirken mutluluk artıyor mu?"
"Ne bileyim, artıyor demek ki..."

Beden dili ve satır aralarından okuduğum kadarıyla sevgili Sevgili bu sosyolojik irdelemeyi başlamadan bitirmek niyetinde. Ama konu enteresan bence, niye devam etmeyelim ki.

"Mutluluğun kendisinden değil de, onu göstermekten haz almak. Anormal değil mi?" diyorum.
"Sana anormal, başkalarına normal."

"O başkaları dediğin çoğunluk. Çoğunluğun normal gördüğü birşeyi ben anormal görüyorsam, ben kendim anormal miyim?"
"Normal olan, herkesin istediği şeyi yapması." diyor.
"Kurcalama, diyorsun yani?"
Ağzı dolu olduğu için sadece başıyla onayabiliyor. 

Kurcalamayayım bari şimdilik.