Gittim diyorum gitmiyorum ya ben de az yalancı çoban değilmişim. Bu yıl iki kere "Bana müsaade" dedim; gitmemle geri dönüp daha beter zırvalamam bir oldu. Blog bir ihtiyaç meselesiymiş, anladım. Hiç başlamayanlar bilmez, ancak bir başladın mı bırakamıyorsun.
Şimdi "Bu yıl son defa yazıyorum haaaa" demek geliyor içimden, ama artık bu numaralarımı yemiyorum ben şahsen -bilmem siz hala yiyor musunuz... Amacım ne, anlamış değilim. Dikkat mi çekmeye çalışıyorum acaba? Hayata kızıp acısını blogdan mı çıkarıyorum? Hiç anlamıyorum kendimi, hiç.
Zaten bu yılı da anlamadım. Ne boktan bir yıldı aman bitsin gitsin yeter! 31 Aralık'a kadar bile dayanamayacağım, bence yarın bitsin bu yıl.
Şubat'tan beri kariyer sancılarıyla boğuşuyorum. "İstediğin işi bulamıyorsan kendi işini kendin kur" prensibinden hareketle kendi işimi kurmayı düşündüm; hatta hazırlıklara bile başladım. Giyilebilir teknolojiler üzerine bazı fikirlerim var ancak yalnızım dostlarım, yalnızım yalnız... Akıllı atkı, şarj eden çanta, vb. yapmak istiyorum (Tekstil mühendisi sıradan atkı mı örecek allasen?). Ama iş kurmak bilgiden çok cesaret gerektiriyor ne yazık ki. Ne yazık ki, diyorum, çünkü bende cesaret yok! Bastır parayı, yap bi MBA... öyle olmuyor kuzum bu işler. İngilizce bilmeyen adamlar ithalat-ihracat yapabiliyorsa, neymiş: Diploma(lar) yeterli değilmiş.
* * *
"Benim kadar okuma sakın" diyeceğim çocuğuma: Kitap oku, manyak gibi oku; ama ders kitaplarını en geç 22 yaşında bırak... Kendi tarihini araştır ve felsefe öğren. Kendi dilini güzel yazmayı ve konuşmayı öğren. Küçük işlerde çalış; tezgahtar ol, garson ol, araba yıka, ders ver, insan tanı... Hayatı hayattan ve insanlardan öğren. Müdürlerle, kıskanç iş arkadaslarıyla ve tilki müşterilerle nasıl baş edeceğini okul sıralarında ve sıcak yuvanda öğrenemezsin. Zaten kazık yiyeceksin, korksan da korkmasan da... Bari korkma.
... diyeceğim.
* * *
Ebemi ağlattın 2013, beni hiç sevmedin. Okumuş cahilin biri olduğumu yüzüme yüzüme çarptın, "Anladım ulan tamam" dedim geldin bir daha çarptın öküz.Türkiye'ye de yaramadın zaten. Defoool!
(2014'e kadar bi'daha yazmam, diye düşünüdüğüme göre kesin yazarım ben daha.)
6 comments:
Bu yazıyı yazdıktan 2 saat sonra sevdiğim bir şirketten aradılar ve 31 Aralık 'ta iş görüşmesine çağırdılar. Sevgili 2013, ben de seni seviyorum. Sağın solun belli olmuyor ama güzelim, hadi bağla şu işi aslansın sen, hadi...
aha pragmatizm mi o? :D
Cok iyi olmus :) 2013
2013 "severek ayrilalim" diyor bence, gider ayak bi hayri dokunacak gibi... (insallah, amin)
MÜLAKATINA GİTTİĞİM O İŞİ ALDIM! :))
Post a Comment