Değerli Blogger Arkadaşlarım,
Bir süre yazmayacağım. Kendi kendime düşünmeye ve ille de saçmalayacaksam bunu ulu orta yerde yapmamaya karar verdim. Siz bu satırları okurken ben (yine) çok uzaklarda (yine) düşünüyor olacağım.
* * *
29 olmak üzereyim ama ben şimdiden "30'um" diyorum. Hatta kedi almayı bile düşünüyorum önceki bir postumdan belki bildiğiniz üzere. Sonrasında ne mi olacak? 35 kilo alacağım, batik desen bol kesimli elbiseler giyeceğim, 5 kedili evimde kavanoz kavanoz organik reçel yapıp konu komşuya dağıtacağım...
5 kedi az. 8 olsun.
30'a çok mu bayılıyorum? Yoo! Ama bayılabilirim belli olmaz. 30'luk hatunlara bakıyorum bazısı taş gibi. Ben de başladım şimdeden 30 demeye -ki ayağım alışsın.
* * *
Kafam karışık, sevgili yazar arkadaşlarım...
"Yazar" deyince daha havalı oluyor. Ne o öyle blogger mlogger? Biraz da Türkçe konuşalım.
Evet kafam karışık.
Iki master'lı bir mühendis olarak kariyerimin boka sardığını farketmek bana pek iyi gelmiyor cancağazlarım. Ofiste biriken sinirimi akşam dışarda 20 dakika koşarak atmaya çalışıyorum ama yetmiyor. Haltere başlamalıyım belki de.
Bir de aşık oldum mu elin diyarında anasını satayım: Simdi bütün sevdiklerim birbirlerinden uzakta. Ailem orada, arkadaşlarım şurada, sevgülüm burada. Mesafeler uzak, gezegen büyük. Cevresi 40,071km! Tanrım ekvatoru ne demeye bu kadar şişkin yarattın?! Işgüzarlığın da bir haddi var. Tanrısın diye bi'şey demiyoruz ama insaf yani.
Yerkabuğu çoktan soğumuş yapacak bi'şey yok bu saatten sonra, diyorsun ha?
Neyse, affettim.
Bir de bahar geldi dedik, e dün kar yağdı burda, ne iş? Tanrım seni bazen hiç anlamıyorum, ama "Hadi" diyorum "Büyüğündür kızım, sus..."
Eee ama ben de 30'um artık, küçük değilim ki!? Insan kaldıramıyor bir yaştan sonra.
* * *
Bir de çocuk yapacağım, belki iki, ama hangi ara yapacağım, nerede yapacağım,... Bir evlenmek lazım, değil mi once? Evi kuracak yere de karar vermek lazım, he mi?
* * *
Kafamı toplayana kadar yazmayacağım. Sessiz düşüneceğim biraz, ama gittim sanıp postlarınızı yazmamazlık etmeyin. Gözüm üzerinizde, ona göre :)
Sevgiler...
4 comments:
hayırlısı.. :)
Giderken bile bu kadar tatli bir yazi yazman ... Bu otuz yas krizine bir ben girmedim herhalde. Simdi 31'e bir kac ay kala, senin yasadigin bu düsünceleri bende yasiyorum ama tatlı canımı sıkmıyorum. Hayat bu, geldik gideceğiz. Herşeyi zamanında yapabilirsek ne mutlu bize.
Sevgilerim sana
En son yazipta sildigin yazini okudum canim benim. Bloggerlerin birisine mektup yazmissin ya, bunlar ne yazik ki durmadan oluyor. Ben daha denk gelmedim yazilarimin bir yerde kullanilmasina. Direk desifre etseydin bence ;)
Çalmamış, zaten çalınacak sanat değeri taşıyan bir şey yazmıyorum ki, kendi hayatımdan yazıyorum. E benim hayatımı da çalamayacağına göre:) Ama çok şaşırtıcı benzerlikler vardı, "oha bunu ben yazdım galiba ama blogun rengi falan değişmiş, nasıl yani?!?!" dedim ilk görünce:D Dediğim gibi, zaten çalınmasından korkacağım hikaye şiir vb. yok burada.
Post a Comment