1) Zevkle okuduğun, kapağını sayfasını bozmadan kullandığın kitaplarına bak. Raflarında yalnız, dimdik, gururlu, hareketsiz ve (mecburen) tozlanan.
2) Severek okumayı düşleyeceğin daha zilyon tane kitap varken, karşında duran bu kitapları kaç sefer daha "tekrar!" okursun?
Mantıklı ol.
3) Topla hepsini, yere indir. İçlerini kontrol et, bak var mı sayfası yırtık, içinde not kalmış olan...
Gerçi ben seni tanışmasak da bilirim, yoktur. Çok okuyanlar kitaplarını parçalamayı huy edinmezler.
4) Düzgün kalmış kitaplarını bir kutuya yerleştir ve EN YAKIN KÜTÜPHANEYE BAĞIŞLA.
BİR KÜTÜPHANE KARTI AL VE KÜTÜPHANEDEN OKU.
AZ SAYIDA KİŞİ BİLE BÖYLE YAPSA KÜTÜPHANELER YENİ KİTAPLARLA ZENGİNLEŞİR. ÇOK SEVDİĞİN O KİTAPLARIN BAŞKALARINA DA IŞIK OLUR.
HEM SEN CAHİLLEŞMEZSİN, HEM BİR KAÇ AĞAÇ KURTULUR.
Ben haftasonu yaptım bunu. Şimdilik 20 kitabımı verdim ve bir kütüphane kartı edindim.Okuduklarım kafamda, beynimde. Orada bulamazsam kütüphanede bulurum. Hiç bir şey kaybetmedim.
Zaten 2003'ten beri okuduğum her bir kitabın adını, yazarını, okuduğum tarihleri listelediğim ve kitap hakkında ne düşündüğümü 2-3 cümleyle ozetlediğim bir defterim var. Hiç bir kitabı atlamadım, tam 10 yıldır.
BU ENTELLEKTUEL TÜKETİCİLİK, BU "AMAN BEN KENDİ KİTABIM OLMADAN RAHAT EDEMEM" VB. SARAYLI HALLERİ KİMSEYİ DAHA KÜLTÜRLÜ YAPMAZ.
Hadi bakalım, 2 kitap bile versen o da bir şey.
(Aman ha, eski yemek kitaplarını ve Meydan Larousse ansiklopedilerini isteyen yok. "Okunası kitap" lazım kütüphanelerde.)
4 comments:
Bu söylediğiniz çok güzel ama bana uymuyor. Ben gece tam uykuya dalacakken, ben bunu nerede okumuştum, ya da doğru mu hatırlıyorum sorusuyla yataktan fırlayıp tüm kitapları elden geçiren bir insanım. Romanları vs. veriyorum ama referans türü kitaplar pek mümkün değil.
Yazdigin cok güzel bir sey canim benim. Bende Almanya'da yasadigim icin almanca kitaplarimi bagisliyorum yada tekrar cok az miktara satiyorum. Kitaplarin icini bu yüzden cizmiyor karalamiyorum. Bu arada türkce kitaplar edinmek zor biliyorsun yurtdisinda, onlara daha cok gözüm gibi bakiyorum. Kardesim ile paylastigim ufak cocuk odamizda bir dolabim bile yok. Hepsi kartonlarda muhafaza ediliyor.
Referans turu kitaplari ben de sakliyorum -kullanim bakimindan daha uzun omre sahip olsalar da zamanla onlarin da miladi doluyor ben 2-3 kere okuyunca. Ahucum yaban ellerde Turkce kitap edinmek zor hakikaten. Bir kac kere Turkiye'ye geri tasidim ama tasi tasi nereye kadar. Burada benim gibi okuma manyagi Turk bir arkadasim var, birbirimizin kitaplarini okuyoruz (Ama ben burada ne zaman TUrkce kitap okusam Ingilizcem bozuluyor. Is hayatimi zorlastiracak kadar hem de. Tatil haricindeki zamanlarda fazla Turkce okumuyorum..)
Kitap aşkı bambaşka bir şeydir... ;)
Kafa Dergi ve Ters Düz de hikaye yazıyorum beklerim ;)
Post a Comment