September 09, 2014

Yani 3 katlı pasta gibi... 3 silahşörler gibi...

Diyelim ki, Istanbul Hatırası'nı bir plağa kaydettim.
Sonra onu sağlam, korunaklı bir kutuya koydum.
Kutuyu uzayın derinliklerine gönderdim... diyelim. (Nasıl mı? Roketle tabii ki)

Yıllar sonra, bir uçandaire dolusu uzaylı bizim yakıtı bitmiş roketi bulmasın mı? Bulup da içine bakmasın mı?! Siyah, yuvarlak bir nesne. Tırtıklı tırtıklı.
Feci teknolojik cihazlarıyla atom çekirdeklerini analiz edecekler. Tırtıklarını sayacaklar. Ya da belki roketin çalışmasını sağlayan parçalardan biri olduğunu düşünecekler. Içinde kayıtlı bir şarkı olduğu, o şarkının içinde kocaman bir şehir olduğu, o şehrin içinde neler neler olduğu... hiç bir zaman keşfedilmeyecek.

Mesele teknolojinin ileri ya da geri olması değil. Benim evimdeki teknoloji seviyesi bir taş plaktan müzik elde edemeyecek kadar "ileri" olduğundan; kutu, roket yerine benim eve de girse başına gelecek olan aynı şey: Sessizlik.

Ya bizim de etrafımızda çok çok çok çok çok... çok uzaklardan gelmiş objeler varsa? Ya anlamları çok yanlış yerlerde arıyorsak? Göremiyorsak, sesi duyamıyorsak, cisimlere ya da kavramlara doğru açılardan yaklaşmak hiç gelmiyorsa aklımıza?

*
Bahsettiğim türdeki kapalı mesajların sırlarını -yani, gizli anlamlarını- çözebilmemiz için 3 katmanlı bir bilgi dağarcığı oluşturmamız gerekli:
1. katmanda ÇERÇEVE MESAJ var. Bu mesaj der ki: "Bu objenin içinde anlamlı bir bilgi var."
2. katmanda DIŞ MESAJ var. Şöyle ki: "Bu objenin içindeki bilgiyi deşifre etmenin bir yöntemi var."
3. katman, yani İÇ MESAJ, objenin taşıdığı bilginin kendisidir.

Mesela bugün müzelerde gördüğünüz kil tabletlerde ne yazdığını şayet anlayabiliyorsak, bunu arkeolog arkadaşların konuya 3 katmanda yaklaşmalarına borçluyuz:
1. Bu kil tablette eski bir uygarlıkta kullanılmış bir yazı var. (Çerçeve mesaj)
2. Bu yazı Çivi yazısıyla yazılmış. (Dış mesaj)
3. Çivi yazısıyla yazılmış olan bu anlaşma, Falanca ve Filanca devletleri arasında geçen Bilmemne Savaşı'nın sonuçlarını belgeliyor. (İç mesaj)

*
Uzaylı elemanlar bu 3 katmandan bihaberse, ellerine geçen taş plağın çerçeve mesajını, yani içinde müzik olduğunu anlamaları hayli uzun zaman alacak.
O değil de, aynı uzaylılar Dünya'ya gelip bize kendi dillerinde bir şey anlatmak amacıyla ya bulutlara eğri büğrü şekiller veriyorlarsa? Uzaylı milletinin neyi nasıl anlatacağı hiç belli olmaz...

*
Böyle şeyler düşündüren kitaplar okudukça dünyanın esrarı azalmıyor, artıyor. Sözünü etmek istediğim (ama etmediğim, onun yerine okuyup öğrenme zevkini keyfinizin kahyasına bıraktığım) kitap:

Gödel, Escher, Bach - Bir Ebedi Gökçe Belik
Yazar: Douglas R. Hofstadter

No comments: