gibi sorular sormaktaydım ki...
dedim sormakla kalmayayım, şu işe bir el atayım. Attım.
Yaptığını göstermek benim için büyük cesaret meselesi: O yüzden MBA okudum. Hani biraz pazarlama öğrenirim, kendimi satmayı beceririm, dedim... ama nafile. Bazen karakter dediğin, o kazıdığın zaman altı yapışkan kalan ve yıka yıka izi çıkmayan etiketlere benziyor.
Hani oluyor ya, süslü kutusunu beğenip bir şey alıyorsun, kutunun üzerinde de dana kadar bir etiket. Takı kutusu yapacaksın, etiketini köşesinden usulcacık kaldırmaya başlıyorsun. Baktın temiz temiz çıkıyor, "Canım kutum beniiim!" diye sevinip hızlanıyorsun. Ana! Etiket yarısından sonra iz bırakıyor. Kazı, kanırt, ovala, sökülmüyor allahsız. "Hay keşke hiç çıkartmasaydım, kutuyu rezil ettim!" diye kendine kızıyorsun.
Çıkar çıkar, dert etme. Sıcak su-sabunla çok uğraşırsan çıkar. Ama ben niye bundan bahsediyorum ki?
Ne diyordum?
Evet, yağlıboya resim yapmaya başladım, lay lay lom!
İlk eserim:
Ekrandan 8 metre uzaklaşıp da bakarsanız lütfen, uzaktan daha güzel görünüyor.
* * *
Calgary Stampede'de çalışıyorum. Fuar, konser, festival, balo ve düğünler organize ediyoruz. Yine bir hafta böyle bir fuar organize ettik. Alanda dolaşırken baktım ressam olduğu anlaşılan bir hanım (ki sanatçı öyle ilk bakışta belli eder kendini) standında astığı resimlerin yanına boş bir tuval koymuş, üzerine de "Feel Free" yazan bir not iliştirmiş.
"Nedir bu?"
"İstersen resim yapabilirsin."
Heyecanlandım hemen:
"Öyle mi? Yağlı boya mı bunlar? Fırça nerede?"
"Fırça yok. Ben sadece bıçak kullanıyorum."
Bıçak dediği uca doğru sivrilen, kolaylıkla eğilecek kadar ince ve küçük bir spatula. İngilizce'de painting knife diye geçiyor.
Boyaya bulayıp tuvalde gelişi güzel gezdirmeye başladım.
"Öyle değil, fırça tutar gibi tutuyorsun. Dur sana göstereyim..." dedi.
"Bununla boyayı kontrol etmek zor değil mi? Fırçayla daha kolay olmalı."
"Yoo, çok kolay. Gördüğün bütün bu resimleri sadece bıçakla yaptım."
Başımı kaldırıp baktım ve "Waow!" dedim. Oradan ayrılırken elimde hanımın kartı ve en yakın zamanda vereceği workshop'un broşürü vardı.
Yukarıdaki resmi Eylül'de bir haftasonu katıldığım 6 saatlik workshop'ta yaptım; ressam hoca Glenda Savard'ın önceden yaptığı bir resme bakarak ve direktiflerini takip ederek. 12-13 kişilik sınıfın çoğu benim gibi tecrübesizdi.
Elimde daha tonla boya var. Çok hoşuma gitti, sardı bu iş beni! Yaparım daha, yaparım.
6 comments:
yaklaşık 40cm den baktım. :)) gayet başarılı ve hoş görünüyor.
Sanatçı ruhlar her zaman takdiri hakeder. :)
Tesekkur ederim. Daha iyilerini yapacagim insallah :)
yakından baktım güzel.
Cok güzel olmus. Eline saglik. Severek takip ediyorum yazilarini da, senide ;) Sevgiyle kal
:) Tesekkur ederim. Ben de seni takip ediyorum. Hem yurtdisinda, hem Turk, hem bayan, hem de blogger olan kac kisiden ikisiyiz acaba :)
Vay be ne insanlar var, kesinlikle gidin workshop'a :)
Post a Comment